تَنَشُّقُ رَائِحَةِ الْوَرْدِ يُرِيحُ الْأَعْصَابَ.
Gül kokusunu içine çekmek sinirleri yatıştırır.
تَنَشُّقُ رَائِحَةِ الْوَرْدِ يُرِيحُ الْأَعْصَابَ.
Gül kokusunu içine çekmek sinirleri yatıştırır.
تَنَشَّقَتِ الفَتَاةُ الوَرْدَةَ وَابْتَسَمَتْ.
Kız gülü kokladı ve gülümsedi.
أُحِبُّ أَنْ أَتَنَشَّقَ الْهَوَاءَ النَّقِيَّ فِي الصَّبَاحِ الْبَاكِرِ.
Sabahın erken saatlerinde temiz havayı solumayı severim.