يَخَافُ النَّاسُ مِنْ تَوَحُّشِ الحَيَوَانَاتِ الجَائِعَةِ.
İnsanlar aç hayvanların vahşileşmesinden korkar.
يَخَافُ النَّاسُ مِنْ تَوَحُّشِ الحَيَوَانَاتِ الجَائِعَةِ.
İnsanlar aç hayvanların vahşileşmesinden korkar.
azgınlık, yabanileşme, yabanıllaşma, yabanıllık, ayılaşma, canavarlaşma, hunharlık, hayvanlaşma
تَوَحَّشَ الجَوُّ فَجْأَةً وَأَصْبَحَتِ العَاصِفَةُ شَدِيدَةً.
Hava aniden vahşileşti ve fırtına şiddetli hale geldi.
تَوَحَّشَ النَّاسُ بِسَبَبِ الحَرْبِ وَفَقَدُوا إِنْسَانِيَّتَهُمْ.
İnsanlar savaş yüzünden acımasızlaştılar ve insanlıklarını kaybettiler.
تَوَحَّشَتِ الحَيَاةُ فِي المَدِينَةِ بَعْدَ الأَزْمَةِ الِاقْتِصَادِيَّةِ.
Ekonomik krizden sonra şehirde hayat sertleşti.
canavarlaşmak, yabanileşmek, yabanıllaşmak, hayvanlaşmak