فِي بَعْضِ الْأَحْيَانِ، يُمْكِنُ أَنْ تُسَبِّبَ الْأَوْرَامُ أَلَمًا وَتَوَرُّمًا مَلْحُوظًا.
Bazen tümörler ağrıya ve belirgin bir şişliğe neden olabilir.
فِي بَعْضِ الْأَحْيَانِ، يُمْكِنُ أَنْ تُسَبِّبَ الْأَوْرَامُ أَلَمًا وَتَوَرُّمًا مَلْحُوظًا.
Bazen tümörler ağrıya ve belirgin bir şişliğe neden olabilir.
şiş, ur, şişlik, şişkinlik, kabarıklık, tümörleşme, urlaşma, tümörlenme
تَوَرَّمَ وَجْهُهُ بَعْدَ لَدْغَةِ النَّحْلَةِ.
Arı sokmasından sonra yüzü şişti.
تَوَرَّمَتْ عَيْنَاهُ مِنَ الْبُكَاءِ.
Ağlamaktan gözleri kabardı.
tümörlenmek, tümörleşmek, urlaşmak, ağırşaklanmak