تَوَزَّعَتِ الْمَهَامُّ بَيْنَ أَعْضَاءِ الْفَرِيقِ بِالتَّسَاوِي.
Görevler, ekip üyeleri arasında eşit olarak dağıtıldı.
تَوَزَّعَتِ الْمَهَامُّ بَيْنَ أَعْضَاءِ الْفَرِيقِ بِالتَّسَاوِي.
Görevler, ekip üyeleri arasında eşit olarak dağıtıldı.
تَوَزَّعَتِ الْحَلْوَى عَلَى الْأَطْفَالِ فِي الْحَفْلِ.
Şekerler partideki çocuklarla paylaşıldı.
dağılmak, bölüşmek, üleşmek
دَرَسْنَا تَوَزُّعَ السُّكَّانِ فِي البِلَادِ.
Ülkedeki nüfus dağılımını inceledik.
üleşme, üleşilme, serpilme