نُلَاحِظُ تَوَسُّعَ المَدِينَةِ كُلَّ سَنَةٍ.
Şehrin her yıl genişlemesini görüyoruz.
نُلَاحِظُ تَوَسُّعَ المَدِينَةِ كُلَّ سَنَةٍ.
Şehrin her yıl genişlemesini görüyoruz.
yayılma, açılım, yayılım, yayılımcılık, yaygınlaşma, küşayiş, tevessü, genişleyiş, kapsamlılık, şümullülük, enginleşme, yayılış, bollanma, bollaşma
تَوَسَّعَتِ الْمَدِينَةُ بِشَكْلٍ كَبِيرٍ خِلَالَ السَّنَوَاتِ الْأَخِيرَةِ بِسَبَبِ النُّمُوِّ السُّكَّانِيِّ.
Şehir, son yıllarda nüfus artışı nedeniyle önemli ölçüde genişledi.
تَوَسَّعَتِ الشَّرِكَةُ فِي أَسْوَاقٍ جَدِيدَةٍ بَعْدَ تَحْقِيقِ نَجَاحٍ كَبِيرٍ فِي السُّوقِ الْمَحَلِّيِّ.
Şirket, yerel pazarda büyük başarı elde ettikten sonra yeni pazarlarda büyüdü.
بَدَأَتِ الْأَفْكَارُ الْجَدِيدَةُ تَتَوَسَّعُ بِسُرْعَةٍ بَيْنَ الشَّبَابِ عَبْرَ وَسَائِلِ التَّوَاصُلِ الِاجْتِمَاعِيِّ.
Yeni fikirler, sosyal medya aracılığıyla gençler arasında hızla yayılmaya başladı.
meydan almak, açılmak, tevessü etmek, bolalmak, genleşmek, yaygınlaşmak, boyutlanmak, derinleşmek, enginleşmek, ölçeklenmek, bollanmak, bollaşmak, şümullenmek, dallanıp budaklanmak