التَّوَصُّلُ إِلَى حَلٍّ يَتَطَلَّبُ وَقْتًا.
Bir çözüme ulaşmak zaman gerektirir.
التَّوَصُّلُ إِلَى حَلٍّ يَتَطَلَّبُ وَقْتًا.
Bir çözüme ulaşmak zaman gerektirir.
تَوَصَّلَ الْفَرِيقُ إِلَى حَلٍّ لِلْمُشْكِلَةِ بَعْدَ جُهُودٍ مُضْنِيَةٍ.
Ekip, yoğun çabaların ardından soruna bir çözüm bulmayı başardı.
تَوَصَّلَ الْبَاحِثُونَ إِلَى نَتَائِجَ هَامَّةٍ فِي دِرَاسَتِهِمُ الْجَدِيدَةِ.
Araştırmacılar, yeni çalışmalarında önemli sonuçlara vardılar.
تَوَصَّلَ الْمُخْتَرِعُ إِلَى ابْتِكَارِ جِهَازٍ جَدِيدٍ يَخْدُمُ الْبَشَرِيَّةَ.
Mucit, insanlığa hizmet eden yeni bir cihaz icat etmeyi başardı.