تَوَعَّدَ

يَتَوَعَّدُ، تَوَعُّد

تَوَعَّدَ الْمُجْرِمُ ضَحِيَّتَهُ بِالِانْتِقَامِ إِذَا أَبْلَغَتِ الشُّرْطَةَ.

Suçlu, polisi ararsa kurbanını intikam almakla tehdit etti.

تَوَعَّدَ الْمُدِيرُ الْمُوَظَّفِينَ الْمُقَصِّرِينَ بِالْفَصْلِ مِنَ الْعَمَلِ.

Müdür, görevini ihmal eden çalışanlara işten çıkarma gözdağı verdi.