ثَابَ الْمُسَافِرُ إِلَى وَطَنِهِ بَعْدَ سَنَوَاتٍ طَوِيلَةٍ مِنَ الْغُرْبَةِ.
Gezgin, uzun yıllar süren gurbetin ardından vatanına geri döndü.
ثَابَ الْمُسَافِرُ إِلَى وَطَنِهِ بَعْدَ سَنَوَاتٍ طَوِيلَةٍ مِنَ الْغُرْبَةِ.
Gezgin, uzun yıllar süren gurbetin ardından vatanına geri döndü.
ثَابَ الطَّائِرُ إِلَى عُشِّهِ بَعْدَ رِحْلَةٍ طَوِيلَةٍ بَحْثًا عَنِ الطَّعَامِ.
Kuş, yiyecek arayışında uzun bir yolculuktan sonra yuvasına döndü.
ثَابَ الْوَلَدُ إِلَى نَفْسِهِ بَعْدَ السُّقُوطِ.
Çocuk düştükten sonra kendine geldi.