ثَلَاث

فِي صَفِّنَا ثَلَاثُ طَالِبَاتٍ يَجْلِسْنَ دَائِمًا قُرْبَ النَّافِذَةِ فِي الصَّبَاحِ.

Sınıfımızda sabahları hep pencerenin yanında oturan üç kız öğrenci var.

اشْتَرَيْتُ ثَلَاثَ تُفَّاحَاتٍ مِنَ السُّوقِ الْيَوْمَ.

Bugün pazardan üç adet elma aldım.