أَكَلْتُ التُّفَّاحَةَ ثُمَّ شَرِبْتُ الْمَاءَ.
Elmayı yedim, sonra suyu içtim.
أَكَلْتُ التُّفَّاحَةَ ثُمَّ شَرِبْتُ الْمَاءَ.
Elmayı yedim, sonra suyu içtim.
سَأَذْهَبُ إِلَى السُّوقِ ثُمَّ إِلَى الْمَكْتَبَةِ.
Önce pazara, daha sonra kütüphaneye gideceğim.
ardından