ثَمَرَة

أَكَلْتُ ثَمَرَةَ تُفَّاحٍ طَازَجَةً بَعْدَ الظُّهْرِ.

Öğleden sonra taze bir elma meyvesi yedim.

بَدَأَتْ ثِمَارُ الْحَدِيقَةِ تَنْضَجُ.

Bahçedeki yemişler olgunlaşmaya başladı.

يَجِبُ أَنْ نَتَحَمَّلَ ثَمَرَةَ أَفْعَالِنَا.

Eylemlerimizin sonuçlarına katlanmalıyız.

Ayrıca: ürün