ثَوْب

ثِيَاب

ارْتَدَتِ الْفَتَاةُ ثَوْباً جَمِيلاً لِحُضُورِ حَفْلِ الزِّفَافِ.

Kız, düğüne katılmak için güzel bir elbise giydi.

يَجِبُ أَنْ يَكُونَ الثَّوْبُ مُنَاسِباً لِلْمُنَاسَبَةِ الَّتِي سَتَحْضُرُهَا.

Giysi, katılacağınız etkinliğe uygun olmalıdır.

اشْتَرَى الرَّجُلُ ثَوْباً جَدِيداً لِلْعِيدِ.

Adam, bayram için yeni bir kıyafet aldı.

Eşdizimler

İlişkili Kelimeler