جَامَلَ

يُجَامِلُ، مُجَامَلَة

يُجَامِلُ الْمُدِيرُ الْمُوَظَّفِينَ الْمُتَمَيِّزِينَ لِرَفْعِ مَعْنَوِيَّاتِهِمْ وَزِيَادَةِ إِنْتَاجِيَّتِهِمْ فِي الْعَمَلِ.

Müdür, morallerini yükseltmek ve işteki verimliliklerini artırmak için seçkin çalışanlara iltifat ediyor.

لَا أُحِبُّ أَنْ أُجَامِلَ النَّاسَ بِالْكَلَامِ الْمَعْسُولِ لِمَصْلَحَةٍ شَخْصِيَّةٍ.

Kişisel çıkar için insanlara tatlı sözlerle yağcılık yapmaktan hoşlanmam.