أَلْقَوْا يُوسُفَ فِي الْجُبِّ.
Yusuf'u kuyuya attılar.
أَلْقَوْا يُوسُفَ فِي الْجُبِّ.
Yusuf'u kuyuya attılar.
يَتِمُّ الْجَبُّ لِضَمَانِ أَنْ تَكُونَ الْحَيَوَانَاتُ أَكْثَرَ انْقِيَادًا.
Enenme, hayvanların daha uysal olmasını sağlamak için yapılır.
يَجِبُ عَلَى الْجَرَّاحِ أَنْ يَجُبَّ الْوَرَمَ بِحَذَرٍ شَدِيدٍ أَثْنَاءَ الْعَمَلِيَّةِ.
Cerrah, ameliyat sırasında tümörü çok dikkatli bir şekilde kesmelidir.
حَاوِلْ أَنْ يَجُبَّ الْغُصْنَ الزَّائِدَ مِنَ الشَّجَرَةِ بِاسْتِخْدَامِ مِقَصٍّ حَادٍّ.
Ağaçtan fazla dalı keskin bir makas kullanarak koparmaya çalış.
enemek, enenmek