هَذَا الْجُبْنُ لَذِيذٌ جِدًّا، مِنْ أَيْنَ اشْتَرَيْتَهُ؟
Bu peynir çok lezzetli, nereden aldın?
هَذَا الْجُبْنُ لَذِيذٌ جِدًّا، مِنْ أَيْنَ اشْتَرَيْتَهُ؟
Bu peynir çok lezzetli, nereden aldın?
الْجُبْنُ يَمْنَعُ الْإِنْسَانَ مِنْ تَحْقِيقِ أَهْدَافِهِ وَمُوَاجَهَةِ التَّحَدِّيَاتِ.
Korkaklık, insanın hedeflerine ulaşmasını ve zorluklarla yüzleşmesini engeller.
اِعْتَبَرَ النَّاسُ تَرْكَهُ لِصَدِيقِهِ فِي الْخَطَرِ جُبْنًا.
İnsanlar onun arkadaşını tehlikede bırakmasını namertlik saydı.
pısırıklık, tavşanlık, deve yüreklilik, ürkeklik, ciğersizlik, cesaretsizlik, yüreksizlik, cüretsizlik
جَبُنَ الْجُنْدِيُّ عِنْدَ الْقِتَالِ.
Asker savaş sırasında korktu.