ذَهَبَ أَخِي إِلَى السُّوقِ أَمْسِ وَاشْتَرَى حَقِيبَةً جَدِيدَةً لِلْمَدْرَسَةِ.
Kardeşim dün çarşıya gitti ve okul için yeni bir çanta aldı.
ذَهَبَ أَخِي إِلَى السُّوقِ أَمْسِ وَاشْتَرَى حَقِيبَةً جَدِيدَةً لِلْمَدْرَسَةِ.
Kardeşim dün çarşıya gitti ve okul için yeni bir çanta aldı.
يَتَمَيَّزُ هَذَا الْفُنْدُقُ بِتَصْمِيمٍ جَدِيدٍ وَمَرَافِقَ حَدِيثَةٍ.
Bu otel, modern bir tasarıma ve modern olanaklara sahiptir.
أُحِبُّ تَنَاوُلَ الْخُضْرَوَاتِ الْجَدِيدَةِ مِنَ الْحَدِيقَةِ كُلَّ صَبَاحٍ.
Her sabah bahçeden taze sebzeler yemeyi severim.
birinci el, gıcır, cedit, cillop