غَمَرَنِي جَذَلٌ كَبِيرٌ عِنْدَمَا سَمِعْتُ خَبَرَ نَجَاحِي فِي الِامْتِحَانِ.
Sınavda başarılı olduğum haberini duyduğumda büyük bir sevinç yaşadım.
غَمَرَنِي جَذَلٌ كَبِيرٌ عِنْدَمَا سَمِعْتُ خَبَرَ نَجَاحِي فِي الِامْتِحَانِ.
Sınavda başarılı olduğum haberini duyduğumda büyük bir sevinç yaşadım.
شَعَرْتُ بِجَذَلٍ عَظِيمٍ عِنْدَمَا وَلَدْتُ ابْنَتِي الْأُولَى.
İlk kızım doğduğunda büyük bir mutluluk hissettim.