جَزَّ

يَجُزُّ، جَزّ
Aynı yazılan 1 kelime daha

جَزَّ الْفَلَّاحُ الْأَغْنَامَ فِي فَصْلِ الرَّبِيعِ لِلْحُصُولِ عَلَى الصُّوفِ.

Çiftçi, yün elde etmek için ilkbaharda koyunları kırktı.

جَزَّ الْجَزَّارُ اللَّحْمَ إِلَى قِطَعٍ صَغِيرَةٍ لِبَيْعِهَا فِي الْمَتْجَرِ.

Kasap, dükkanda satmak için eti küçük parçalar halinde kesti.

جَزَّ الْبُسْتَانِيُّ الْعُشْبَ فِي الْحَدِيقَةِ لِيُحَافِظَ عَلَى مَظْهَرِهِ الْجَمِيلِ.

Bahçıvan, güzel görünümünü korumak için bahçedeki çimleri biçti.

Eşdizimler

İlişkili Kelimeler

جَزّ

بَدَأَ الْفَلَّاحُ جَزَّ صُوفِ الْخِرَافِ فِي الرَّبِيعِ.

Çiftçi ilkbaharda koyunların yününü kırkmaya başladı.