جَعَلَ

يَجْعَلُ، جَعْل

جَعَلَتِ التِّكْنُولُوجِيَا حَيَاتَنَا أَسْهَلَ وَأَكْثَرَ رَاحَةً

Teknoloji hayatımızı daha kolay ve daha rahat hale getirdi.

جَعَلَ الْمُعَلِّمُ الدَّرْسَ مُمْتِعًا، فَضَحِكَ التَّلَامِيذُ كَثِيرًا فِي الصَّفِّ.

Öğretmen dersi eğlenceli hale getirdi, bu yüzden öğrenciler sınıfta çok güldü.

جَعَلَ اللهُ الْأَرْضَ مَكَاناً صَالِحاً لِلْعَيْشِ

Allah, dünyayı yaşanabilir bir yer kılmıştır.

Ayrıca: başlamak (bir işe koyulmak)

İlişkili Kelimeler