جَلَّخَ الْعَامِلُ سَطْحَ الرُّخَامِ.
İşçi mermer yüzeyi cilaladı.
جَلَّخَ الْعَامِلُ سَطْحَ الرُّخَامِ.
İşçi mermer yüzeyi cilaladı.
قَامَ عَامِلُ المَعَادِنِ بِجَلْخِ القِطْعَةِ لِجَعْلِهَا نَاعِمَةً.
Metal işçisi, parçayı saykallayarak pürüzsüz hale getirdi.
zımparalamak