اِسْتَطَاعَ الْبَطَلُ أَنْ يُجَنْدِلَ خَصْمَهُ فِي الْمُبَارَاةِ النِّهَائِيَّةِ.
Şampiyon, final maçında rakibini devirmeyi başardı.
اِسْتَطَاعَ الْبَطَلُ أَنْ يُجَنْدِلَ خَصْمَهُ فِي الْمُبَارَاةِ النِّهَائِيَّةِ.
Şampiyon, final maçında rakibini devirmeyi başardı.
جَنْدَلَ الْجُنُودُ الْأَعْدَاءَ فِي سَاحَةِ الْمَعْرَكَةِ.
Askerler savaş alanında düşmanları öldürdü.
سَقَطَ جَنْدَلٌ كَبِيرٌ مِنَ الْجَبَلِ.
Dağdan büyük bir kaya parçası düştü.