بَذَلَ الفَرِيقُ جَهْدًا كَبِيرًا لِتَحْقِيقِ الفَوْزِ فِي المُبَارَاةِ النِّهَائِيَّةِ.
Takım, final maçında galibiyet elde etmek için büyük çaba sarf etti.
بَذَلَ الفَرِيقُ جَهْدًا كَبِيرًا لِتَحْقِيقِ الفَوْزِ فِي المُبَارَاةِ النِّهَائِيَّةِ.
Takım, final maçında galibiyet elde etmek için büyük çaba sarf etti.
يَتَطَلَّبُ النَّجَاحُ فِي الدِّرَاسَةِ بَذْلَ جُهْدٍ وَمُثَابَرَةٍ مُسْتَمِرَّةٍ.
Derslerde başarılı olmak sürekli çaba ve gayret gerektirir.
بَذَلْنَا جَهْدًا كَبِيرًا لِإِكْمَالِ هَذَا المَشْرُوعِ.
Bu projeyi tamamlamak için büyük bir efor sarf ettik.
Ayrıca: ceht
emek, say, alın teri, didiniş, didinme
بَذَلْتُ كُلَّ جُهْدِي لِأُسَاعِدَ صَدِيقِي.
Arkadaşıma yardım etmek için bütün gücümü harcadım.
uğraş