جَهَّزَ الفَرِيقُ نَفْسَهُ جَيِّدًا لِلْمُبَارَاةِ النِّهَائِيَّةِ الحَاسِمَةِ
Takım, belirleyici final maçı için kendini iyi hazırladı
جَهَّزَ الفَرِيقُ نَفْسَهُ جَيِّدًا لِلْمُبَارَاةِ النِّهَائِيَّةِ الحَاسِمَةِ
Takım, belirleyici final maçı için kendini iyi hazırladı
جَهَّزَ الْأَبُ بَيْتَ ابْنَتِهِ قَبْلَ الزَّوَاجِ.
Baba, evlenmeden önce kızının evini hazırladı.
جَهَّزَتِ الشَّرِكَةُ المَصْنَعَ بِأَحْدَثِ التِّقْنِيَّاتِ لِزِيَادَةِ الإِنْتَاجِ
Şirket, üretimi artırmak için fabrikayı en son teknolojilerle donattı
hazır etmek, teçhiz etmek, tedarikte bulunmak, hazırlattırmak