حَاجِز

حَوَاجِز

يُشَكِّلُ الْخَوْفُ حَاجِزًا كَبِيرًا أَمَامَ تَحْقِيقِ الْأَحْلَامِ وَالطُّمُوحَاتِ

Korku, hayalleri ve hedefleri gerçekleştirmenin önünde büyük bir engel teşkil eder.

تَمَّ بِنَاءُ الْحَاجِزِ فِي الْحَدِيقَةِ لِمَنْعِ التُّرْبَةِ مِنَ الِانْزِلَاقِ.

Bahçedeki set, toprağın kaymasını önlemek için yapılmıştı.

لَقَدْ فَصَلْتُ مِنْطَقَةَ عَمَلِي بِوَضْعِ حَاجِزٍ فِي مُنْتَصَفِ الْغُرْفَةِ.

Odanın ortasına bir paravan yerleştirerek çalışma alanımı ayırdım.

Ayrıca: ket, sınır, bariyer, kontrol noktası

Eşdizimler

İlişkili Kelimeler