كَانَ قَرَارُهُ حَاسِمًا وَلَا رَجْعَةَ فِيهِ بِشَأْنِ الِاسْتِقَالَةِ.
İstifa konusundaki kararı kesindi ve geri dönüşü yoktu.
كَانَ قَرَارُهُ حَاسِمًا وَلَا رَجْعَةَ فِيهِ بِشَأْنِ الِاسْتِقَالَةِ.
İstifa konusundaki kararı kesindi ve geri dönüşü yoktu.
كَانَتِ الْمُبَارَاةُ حَاسِمَةً لِتَحْدِيدِ الْفَرِيقِ الْفَائِزِ بِالْبُطُولَةِ.
Maç, şampiyonayı kazanan takımı belirlemek için belirleyiciydi.
can alıcı, nihai, kati