حَاشَرَ السَّائِقُ الرُّكَّابَ فِي الْحَافِلَةِ الصَّغِيرَةِ.
Sürücü, yolcuları küçük otobüse sıkıştırdı.
حَاشَرَ السَّائِقُ الرُّكَّابَ فِي الْحَافِلَةِ الصَّغِيرَةِ.
Sürücü, yolcuları küçük otobüse sıkıştırdı.
حَاشَرَ الْأَطْفَالُ أَلْعَابَهُمْ فِي الصُّنْدُوقِ.
Çocuklar oyuncaklarını kutuya tıkıştırdılar.