حَاصَرَ

يُحَاصِرُ، مُحَاصَرَة

حَاصَرَتِ الشُّرْطَةُ الْمَبْنَى الَّذِي كَانَ يَخْتَبِئُ فِيهِ اللُّصُوصُ الْمُسَلَّحُونَ.

Polis, silahlı soyguncuların saklandığı binayı kuşattı.

فَرَضَتِ الْحُكُومَةُ حِصَارًا عَلَى الْمَدِينَةِ الْمُتَمَرِّدَةِ لِمَنْعِ وُصُولِ الْإِمْدَادَاتِ.

Hükümet, isyancı şehre ikmal malzemelerinin ulaşmasını engellemek için abluka uyguladı.

İlişkili Kelimeler