كَانَ الْجُنْدِيُّ حَامِيَ الْوَطَنِ.
Asker vatanın koruyucusuydu.
كَانَ الْجُنْدِيُّ حَامِيَ الْوَطَنِ.
Asker vatanın koruyucusuydu.
هُوَ حَامِي الْفُقَرَاءِ فِي الْمَدِينَةِ.
O, şehirdeki yoksulların hamisidir.
هُوَ أَبٌ حَامٍ لِأَوْلَادِهِ.
O, çocuklarına karşı esirgeyici bir babadır.
sahabetçi
حَامَ الطَّائِرُ حَوْلَ الْبُحَيْرَةِ.
Kuş gölün etrafında dönüp durdu.