حَامِدٌ صَدِيقِي مُنْذُ الطُّفُولَةِ.
Hamit çocukluktan beri arkadaşımdır.
حَامِدٌ صَدِيقِي مُنْذُ الطُّفُولَةِ.
Hamit çocukluktan beri arkadaşımdır.
كَانَ الرَّجُلُ حَامِدًا للهِ بَعْدَ نَجَاتِهِ مِنَ الحَادِثِ.
Adam, kazadan kurtulduktan sonra Allah'a hamdetti.
يَجِبُ أَنْ نَكُونَ حَامِدِينَ للهِ عَلَى نِعَمِهِ الكَثِيرَةِ فِي حَيَاتِنَا.
Hayatımızdaki birçok nimeti için Allah'a şükretmeliyiz.
كَانَ الشَّاعِرُ حَامِدًا لِلطَّبِيعَةِ فِي قَصَائِدِهِ الجَمِيلَةِ.
Şair, güzel şiirlerinde doğayı övüyordu.