سَنَبْقَى فِي الْبَيْتِ حَتَّى الْمَسَاءِ لِأَنَّ الْجَوَّ بَارِدٌ جِدًّا.
Hava çok soğuk olduğu için akşama kadar evde kalacağız.
سَنَبْقَى فِي الْبَيْتِ حَتَّى الْمَسَاءِ لِأَنَّ الْجَوَّ بَارِدٌ جِدًّا.
Hava çok soğuk olduğu için akşama kadar evde kalacağız.
حَتَّى الْأَطْفَالُ الصِّغَارُ يَعْرِفُونَ أَهَمِّيَّةَ غَسْلِ الْيَدَيْنِ قَبْلَ الْأَكْلِ.
Küçük çocuklar bile yemekten önce ellerini yıkamanın önemini biliyor.
أُحِبُّ جَمِيعَ أَنْوَاعِ الْفَاكِهَةِ، حَتَّى تِلْكَ الَّتِي تَبْدُو غَرِيبَةً.
Tüm meyve türlerini severim, hatta garip görünenleri bile.
Ayrıca: ki, dahi, dek, de
de/da, ta ki, ila, değin