حَجَبَ

يَحْجُبُ، حَجْب
Aynı yazılan 1 kelime daha

تَحْجُبُ الْأَشْجَارُ ضَوْءَ الشَّمْسِ، لِذَلِكَ لَا تَنْمُو النَّبَاتَاتُ.

Ağaçlar güneş ışığını kesiyor, bu yüzden bitkiler büyümüyor.

حَجَبَتِ الْغُيُومُ الشَّمْسَ عَنِ الْمَدِينَةِ.

Bulutlar güneşi şehirden gizledi.

حَجْب

إِنَّ حَجْبَ الْإِنْتَرْنِتِ يَجْعَلُ الْوُصُولَ إِلَى الْمَعْلُومَاتِ أَمْرًا صَعْبًا، وَهَذَا يُؤَثِّرُ سَلْبًا عَلَى الْعَدِيدِ مِنَ الْأَشْخَاصِ.

İnternet sansürü, bilgiye erişimi zorlaştırıyor, bu durum birçok insanı olumsuz etkiliyor.

Eşdizimler