كَانَتِ الْحُجْرَةُ مُضَاءَةً بِشَكْلٍ خَافِتٍ مِمَّا أَضْفَى عَلَيْهَا جَوًّا مِنَ الْهُدُوءِ
Oda loş bir şekilde aydınlatılmıştı, bu da ona sakin bir hava veriyordu.
كَانَتِ الْحُجْرَةُ مُضَاءَةً بِشَكْلٍ خَافِتٍ مِمَّا أَضْفَى عَلَيْهَا جَوًّا مِنَ الْهُدُوءِ
Oda loş bir şekilde aydınlatılmıştı, bu da ona sakin bir hava veriyordu.
odacık