حَذَفْتُ الرِّسَالَةَ القَدِيمَةَ مِنْ صُنْدُوقِ الوَارِدِ لِتَنْظِيفِ البَرِيدِ.
Postamı temizlemek için eski mesajı gelen kutusundan sildim.
حَذَفْتُ الرِّسَالَةَ القَدِيمَةَ مِنْ صُنْدُوقِ الوَارِدِ لِتَنْظِيفِ البَرِيدِ.
Postamı temizlemek için eski mesajı gelen kutusundan sildim.
تَمَّ حَذْفُ بَعْضِ المَشَاهِدِ مِنَ الفِيلْمِ بِسَبَبِ طُولِ مُدَّتِهِ.
Filmin uzunluğu nedeniyle bazı sahneler çıkarıldı.
حُذِفَ البَرْنَامَجُ الضَّارُّ مِنْ جِهَازِ الكَمْبْيُوتَرِ لِحِمَايَةِ البَيَانَاتِ.
Verileri korumak için kötü amaçlı yazılım bilgisayardan kaldırıldı.
kalem çekmek, terkin etmek, sansürlemek, makaslamak, hazfetmek
كَانَ حَذْفُ مُسْتَنَدٍ مُهِمٍّ عَنْ طَرِيقِ الخَطَأِ مُشْكِلَةً كَبِيرَةً.
Yanlışlıkla önemli bir belgenin silinmesi büyük bir sorundu.
eksilti, hazfetme, sansürleme