الطُّيُورُ تُحَلِّقُ بِحُرِّيَّةٍ فِي السَّمَاءِ دُونَ قُيُودٍ.
Kuşlar gökyüzünde serbestçe, kısıtlama olmadan uçuyor.
الطُّيُورُ تُحَلِّقُ بِحُرِّيَّةٍ فِي السَّمَاءِ دُونَ قُيُودٍ.
Kuşlar gökyüzünde serbestçe, kısıtlama olmadan uçuyor.
أَنَا سَعِيدٌ لِأَنَّنِي أَعِيشُ فِي بَلَدٍ حُرٍّ حَيْثُ يُمْكِنُنِي التَّعْبِيرُ عَنْ رَأْيِي.
Fikrimi ifade edebildiğim özgür bir ülkede yaşadığım için mutluyum.
كَانَ الْبَلَدُ قَبْلَ سَنَوَاتٍ تَحْتَ حُكْمِ دَوْلَةٍ أُخْرَى، وَالْيَوْمَ أَصْبَحَ بَلَداً حُرّاً.
Ülke yıllar önce başka bir devletin yönetimi altındaydı, bugün ise bağımsız bir ülke oldu.
hür, liberal, erkin, free-lance, baskısız, bağsız, prangasız, azade, serazat