شَهِدَتِ الْمَدِينَةُ حَرَاكًا كَثِيفًا بِسَبَبِ الْمِهْرَجَانِ السَّنَوِيِّ.
Şehir, yıllık festival nedeniyle yoğun bir hareketlilik yaşadı.
شَهِدَتِ الْمَدِينَةُ حَرَاكًا كَثِيفًا بِسَبَبِ الْمِهْرَجَانِ السَّنَوِيِّ.
Şehir, yıllık festival nedeniyle yoğun bir hareketlilik yaşadı.
هُنَاكَ حَرَاكٌ سِيَاسِيٌّ كَبِيرٌ فِي الْبِلَادِ قَبْلَ الِانْتِخَابَاتِ.
Seçimlerden önce ülkede büyük bir siyasi faaliyet var.
يُعْتَبَرُ الْحَرَاكُ الِاجْتِمَاعِيُّ ضَرُورِيًّا لِتَحْقِيقِ الْعَدَالَةِ.
Sosyal devinim, adaleti sağlamak için gereklidir.