تَحْرِصُ أُمِّي عَلَى نَظَافَةِ الْبَيْتِ.
Annem evin temizliğine özen gösterir.
تَحْرِصُ أُمِّي عَلَى نَظَافَةِ الْبَيْتِ.
Annem evin temizliğine özen gösterir.
dikkat etmek, gayret etmek
نَحْنُ نَعْمَلُ بِحِرْصٍ كَبِيرٍ لِإِكْمَالِ هَذَا الْمَشْرُوعِ، نُرِيدُ الْحُصُولَ عَلَى نَتِيجَةٍ.
Bu projeyi tamamlamak için büyük bir özenle çalışıyoruz, sonuç almak istiyoruz.
itina, cimrilik, gayretkeşlik, gayretlilik, tamahkârlık, tehalük