هَذَا الصَّحَفِيُّ مَعْرُوفٌ بِمَوَاقِفِهِ الْحِزْبِيَّةِ.
Bu gazeteci, parti yanlısı tutumuyla tanınıyor.
هَذَا الصَّحَفِيُّ مَعْرُوفٌ بِمَوَاقِفِهِ الْحِزْبِيَّةِ.
Bu gazeteci, parti yanlısı tutumuyla tanınıyor.
يَجِبُ أَنْ نَبْتَعِدَ عَنِ التَّعَصُّبِ الْحِزْبِيِّ وَنَتَعَاوَنَ مِنْ أَجْلِ مَصْلَحَةِ الْوَطَنِ.
Partizanlıktan uzak durmalı ve ülkenin iyiliği için işbirliği yapmalıyız.
partili, kadrocu, fırkacı, partici