فِي يَوْمِ الْحَشْرِ سَيَجْتَمِعُ النَّاسُ فِي الْمَحْشَرِ.

Kıyamet günü herkes mahşerde toplanacak.

Eşdizimler

İlişkili Kelimeler

حَشَرَ

يَحْشُرُ، حَشْر

حَشَرَ الرُّكَّابُ أَنْفُسَهُمْ فِي الْحَافِلَةِ الْمُزْدَحِمَةِ فِي سَاعَةِ الذُّرْوَةِ

Yolcular, yoğun saatlerde kalabalık otobüse kendilerini sıkıştırdılar.

حَشَرَ الْأَوْرَاقَ فِي الدُّرْجِ بِسُرْعَةٍ.

Kağıtları hızlıca çekmeceye tıkıştırdı.

حَشَرَ القَائِدُ جُنُودَهُ فِي السَّاحَةِ.

Komutan askerlerini meydanda topladı.

Eşdizimler

İlişkili Kelimeler