حَصِير

حَصَائِر

جَلَسْنَا عَلَى الْحَصِيرِ فِي الْحَدِيقَةِ.

Bahçede hasırın üzerinde oturduk.

وَضَعْنَا حَصِيرًا أَمَامَ الْبَابِ لِمَنْعِ دُخُولِ الْأَتْرِبَةِ.

Tozun girmesini önlemek için kapının önüne bir paspas koyduk.

İlişkili Kelimeler