حَطَّتِ الطَّائِرَةُ فِي الْمَطَارِ بَعْدَ رِحْلَةٍ طَوِيلَةٍ اسْتَغْرَقَتْ عِدَّةَ سَاعَاتٍ
Uçak, birkaç saat süren uzun bir yolculuktan sonra havaalanına indi.
حَطَّتِ الطَّائِرَةُ فِي الْمَطَارِ بَعْدَ رِحْلَةٍ طَوِيلَةٍ اسْتَغْرَقَتْ عِدَّةَ سَاعَاتٍ
Uçak, birkaç saat süren uzun bir yolculuktan sonra havaalanına indi.
حَطَّ الْعُصْفُورُ عَلَى غُصْنِ الشَّجَرَةِ وَبَدَأَ يُغَرِّدُ بِصَوْتٍ جَمِيلٍ
Kuş ağacın dalına kondu ve güzel bir sesle ötmeye başladı.
حَطَّ الرِّحَالَ فِي الْمَدِينَةِ الْجَدِيدَةِ وَبَدَأَ يَبْحَثُ عَنْ عَمَلٍ وَمَسْكَنٍ
Gezgin yeni şehre yerleşti ve iş ve konut aramaya başladı.
Ayrıca: koymak, bırakmak
طَلَبَ مِنَّا الْعَامِلُ حَطَّ الصَّنَادِيقِ مِنَ الشَّاحِنَةِ.
İşçi bizden sandıkların kamyondan indirilmesini istedi.