كَانَ المُضِيفُ حَفِيًّا بِضُيُوفِهِ.
Ev sahibi misafirleriyle candan ilgileniyordu.
كَانَ المُضِيفُ حَفِيًّا بِضُيُوفِهِ.
Ev sahibi misafirleriyle candan ilgileniyordu.
رَكَضَ حَافِياً عَلَى الشَّاطِئِ الرَّمْلِيِّ.
Kumlu plajda yalın ayak koştu.
كَانَ الطِّفْلُ حَافِياً يَلْعَبُ فِي الْحَدِيقَةِ.
Çocuk parkta çıplak ayaklı oynuyordu.