حَفِيَ

رَكَضَ حَافِياً عَلَى الشَّاطِئِ الرَّمْلِيِّ.

Kumlu plajda yalın ayak koştu.

كَانَ الطِّفْلُ حَافِياً يَلْعَبُ فِي الْحَدِيقَةِ.

Çocuk parkta çıplak ayaklı oynuyordu.