هَلْ أَنْتَ حَقّاً مُتَأَكِّدٌ مِنْ قَرَارِكَ بِشَأْنِ السَّفَرِ بِمُفْرَدِكَ؟
Yalnız seyahat etme kararından gerçekten emin misin?
هَلْ أَنْتَ حَقّاً مُتَأَكِّدٌ مِنْ قَرَارِكَ بِشَأْنِ السَّفَرِ بِمُفْرَدِكَ؟
Yalnız seyahat etme kararından gerçekten emin misin?
حَقًّا لَا أَعْرِفُ مَاذَا أَقُولُ فِي هَذِهِ اللَّحْظَةِ.
Doğrusu şu an ne diyeceğimi bilemiyorum.
لَقَدِ اسْتَمْتَعْتُ حَقّاً بِقَضَاءِ الْوَقْتِ مَعَكَ فِي هَذِهِ الرِّحْلَةِ الطَّوِيلَةِ.
Bu uzun yolculukta seninle vakit geçirmekten hakikaten keyif aldım.
Ayrıca: sahiden
cidden, sahi, vallahi, harbiden