اشْتَرَى الِابْنُ حُلَّةً أَنِيقَةً لِوَظِيفَتِهِ الْجَدِيدَةِ فِي الشَّرِكَةِ.
Oğul, şirketteki yeni işi için şık bir takım elbise satın aldı.
اشْتَرَى الِابْنُ حُلَّةً أَنِيقَةً لِوَظِيفَتِهِ الْجَدِيدَةِ فِي الشَّرِكَةِ.
Oğul, şirketteki yeni işi için şık bir takım elbise satın aldı.
ارْتَدَى الرَّجُلُ حُلَّةً جَدِيدَةً لِحُضُورِ حَفْلِ الزِّفَافِ.
Adam düğüne katılmak için yeni bir giysi giydi.
وَضَعَتِ الْأُمُّ الْمَاءَ فِي الْحَلَّةِ عَلَى النَّارِ.
Anne suyu tencereye koyup ateşin üzerine koydu.