يَجِبُ أَنْ تَكُونَ حَلِيماً مَعَ الْأَطْفَالِ الصِّغَارِ لِأَنَّهُمْ يَتَعَلَّمُونَ وَيَكْبُرُونَ.
Küçük çocuklara karşı sabırlı olmalısın çünkü onlar öğreniyor ve büyüyorlar.
يَجِبُ أَنْ تَكُونَ حَلِيماً مَعَ الْأَطْفَالِ الصِّغَارِ لِأَنَّهُمْ يَتَعَلَّمُونَ وَيَكْبُرُونَ.
Küçük çocuklara karşı sabırlı olmalısın çünkü onlar öğreniyor ve büyüyorlar.
كَانَ رَجُلاً حَلِيماً لَا يَغْضَبُ بِسُهُولَةٍ وَيَتَعَامَلُ مَعَ الْأُمُورِ بِصَبْرٍ.
O, kolayca öfkelenmeyen ve işleri sabırla ele alan halim bir adamdı.
عُرِفَتْ بِأَنَّهَا امْرَأَةٌ حَلِيمَةٌ وَهَادِئَةٌ تُحِبُّ مُسَاعَدَةَ الْآخَرِينَ.
O, başkalarına yardım etmeyi seven yumuşak huylu ve sakin bir kadın olarak biliniyordu.
sabur