حَلَّتْ أُمِّي الشَّايَ بِقَلِيلٍ مِنَ السُّكَّرِ.
Annem çayı biraz şekerle tatlandırdı.
حَلَّتْ أُمِّي الشَّايَ بِقَلِيلٍ مِنَ السُّكَّرِ.
Annem çayı biraz şekerle tatlandırdı.
şekerlendirmek, bezetmek
اِشْتَرَتْ أُمِّي حُلًى جَمِيلَةً مِنَ السُّوقِ.
Annem pazardan güzel takılar aldı.
süs