dolaşmakبَدَأَتِ الطَّائِرَةُ تَحُومُ فَوْقَ المَدِينَةِ قَبْلَ الهُبُوطِ فِي المَطَارِ.Uçak, havaalanına inmeden önce şehir üzerinde dolaşmaya başladı.
gezinmekكَانَتِ الأَفْكَارُ تَحُومُ فِي رَأْسِي طَوَالَ اللَّيْلِ.Düşünceler bütün gece kafamda geziniyordu.