حَجَزْتُ طَاوِلَةً فِي الْمَطْعَمِ لِلْعَشَاءِ.
Akşam yemeği için restoranda bir masa rezerve ettim.
حَجَزْتُ طَاوِلَةً فِي الْمَطْعَمِ لِلْعَشَاءِ.
Akşam yemeği için restoranda bir masa rezerve ettim.
حَجَزْتُ تَذْكِرَتَيْنِ لِلسَّفَرِ غَدًا.
Yarınki yolculuk için iki bilet ayırttım.
حَجَزْتُ تَذْكِرَةَ السَّفَرِ قَبْلَ شَهْرٍ مِنَ الْمَوْعِدِ الْمُحَدَّدِ.
Seyahat biletimi planlanan tarihten bir ay önce ayırttım.
Ayrıca: alıkoymak, gözaltına almak
ayırtmak, kilit altına almak
لَا تَنْسَ إِجْرَاءَ حَجْزٍ فِي الْمَطْعَمِ لِتَنَاوُلِ الْعَشَاءِ.
Akşam yemeği için restoranda rezervasyon yaptırmayı unutmayın.
ayırtma, gözaltı, haciz, haczetme, müsadere, alıkoyma, alıkoyuş, alıkonulma, alıkonuluş, kapatılma, hapsoluş