عَادَ الْفَرِيقُ خَائِباً مِنَ الْمُبَارَاةِ النِّهَائِيَّةِ بَعْدَ خَسَارَةٍ قَاسِيَةٍ
Takım, zorlu bir yenilgi sonrası final maçından başarısız bir şekilde döndü.
عَادَ الْفَرِيقُ خَائِباً مِنَ الْمُبَارَاةِ النِّهَائِيَّةِ بَعْدَ خَسَارَةٍ قَاسِيَةٍ
Takım, zorlu bir yenilgi sonrası final maçından başarısız bir şekilde döndü.
الجُهُودُ الَّتِي بَذَلْنَاهَا ذَهَبَتْ خَائِبَةً بِسَبَبِ الظُّرُوفِ غَيْرِ المُتَوَقَّعَةِ
Beklenmedik koşullar nedeniyle harcadığımız çabalar boşa çıktı.
كَانَ الطَّالِبُ خَائِباً بَعْدَمَا عَلِمَ بِأَنَّهُ لَمْ يَنْجَحْ فِي الِامْتِحَانِ
Öğrenci, sınavda başarılı olamadığını öğrendikten sonra hayal kırıklığına uğradı.