رَاعَيْتُ خَاطِرَهُ وَقَبِلْتُ حَتَّى لَا أُزْعِجَهُ.
Onu kırmamak için hatırını saydım ve kabul ettim.
رَاعَيْتُ خَاطِرَهُ وَقَبِلْتُ حَتَّى لَا أُزْعِجَهُ.
Onu kırmamak için hatırını saydım ve kabul ettim.
خَاطَرَ الرَّجُلُ فِي هَذَا الْمَشْرُوعِ.
Adam bu projede riske girdi.
السَّائِقُ الْمُتَهَوِّرُ خَاطَرَ بِحَيَاةِ الرُّكَّابِ بِتَجَاوُزِهِ السُّرْعَةَ الْمُحَدَّدَةَ.
Dikkatsiz sürücü, hız sınırını aşarak yolcuların hayatını tehlikeye attı.
الْمُغَامِرُ خَاطَرَ بِحَيَاتِهِ لِتَسَلُّقِ الْجَبَلِ الشَّاهِقِ فِي ظُرُوفٍ جَوِّيَّةٍ قَاسِيَةٍ.
Maceraperest, zorlu hava koşullarında yüksek dağa tırmanmak için hayatını riske attı.
riske girmek