الْمَدِينَةُ الْكَبِيرَةُ خَانِقَةٌ بِسَبَبِ الِازْدِحَامِ وَالتَّلَوُّثِ وَالضَّوْضَاءِ الْمُسْتَمِرَّةِ.
Büyük şehir, kalabalık, kirlilik ve sürekli gürültü nedeniyle bunaltıcıdır.
الْمَدِينَةُ الْكَبِيرَةُ خَانِقَةٌ بِسَبَبِ الِازْدِحَامِ وَالتَّلَوُّثِ وَالضَّوْضَاءِ الْمُسْتَمِرَّةِ.
Büyük şehir, kalabalık, kirlilik ve sürekli gürültü nedeniyle bunaltıcıdır.
كَانَ الْمَشْيُ فِي الْخَانِقِ مُثِيرًا لِلْغَايَةِ.
Kanyonda yürüyüş yapmak çok heyecan vericiydi.
الجَوُّ فِي الغُرْفَةِ خَانِقٌ، اِفْتَحِ النَّافِذَةَ.
Odadaki hava boğucu, pencereyi aç.
boğunçlu, koyak, boğaz, havasız, dar boğaz, jikle